Eğitimimiz 6 Şubat Perşembe akşamı başlayacaktır.
Sine Psikoloji Serisi
Ruh Sağlığı Çalışanları için Kişilik Bozuklukları Terapisinde Sinemanın Kullanımı
Eğitim Hakkında
“Psikiyatri var olmasaydı, sinema onu mutlaka icat etmek zorunda kalırdı” diyen Schneider‟e göre, sinema ve psikanalizin doğuşu aynı döneme rastlamaktadır. Sinema da, psikiyatri de insan düşüncesini, duygularını, davranışlarını ve hepsinden önemlisi, insan dürtülerini odak noktası olarak alır. Ortak konuların iznini sürerken, sinema ve psikiyatri sık sık kesişmişlerdir. Psikiyatristler filmleri incelemiş, filmler de psikiyatriyi incelemişlerdir. Sinema onlarca yıldır bir eğlence ve dinlenme kaynağı olmuştur ve genellikle filmlerde tasvir edilen temaların kökleri toplumun kendisindedir ve kültür, din, sağlık ve insanlıkla ilgili çeşitli konuları yansıtır. Bir filmdeki görüntülerin, diyalogların, ses efektlerinin ve müziğin birleşimi, onu psikolojik durumları ve akıl hastalıklarını tasvir etmek için özellikle uygun hale getirir.
Eğitimin Amacı
Bu eğitimin amaçlarından biri, bir terapistin çeşitli hastalıkları hayatın akışı içinde görmesini sağlayarak aktarım, öngörebilirlik, çatışma yönetimi, zorlu yaşam olaylarına farklı yerden bakabilme becerisi kazanmalarıdır. Diğer bir amacı da terapide kullanma yöntemleri öğreterek hasta/danışanlarda içgörünün oluşması, özdeşleştirme, katarsis, konfrontasyon ve başa çıkma stratejileri kazandırarak terapinin temel hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmaktır.
Psikoterapi, bireylerin içsel dünyalarını anlamalarına ve duygusal iyileşme süreçlerini hızlandırmalarına yardımcı olurken, her bireyin terapiye farklı yanıt verdiği unutulmamalıdır. Geleneksel terapi yöntemleri bazen, danışanların derin duygusal ifadelerini açığa çıkarmakta yetersiz kalabilir. Bu noktada, sinema ve görsel medya, terapötik süreci daha etkili hale getirebilecek güçlü araçlar sunar. Film ve medya materyalleri, insan davranışlarını, toplumsal dinamikleri ve duygusal süreçleri güçlü bir şekilde yansıtarak, psikoterapötik sürece yeni bir boyut ekler.
Bu eğitim terapistlere film ve medya içeriğini terapötik süreçlere entegre etmenin yollarını öğretmeyi amaçlar. Bu eğitimde, filmlerin danışanlarla daha derin bir empatik bağ kurulmasına ve duygusal açılım sağlanmasına nasıl yardımcı olabileceği üzerinde durulacaktır. Sinemanın terapideki kullanımı, katarsis, özdeşim kurma, içgörü sağlama ve duygusal yansıma gibi psikoterapötik süreçleri destekleyerek, danışanların duygusal iyileşmelerine katkıda bulunur.
Bu eğitimde, sinemanın terapötik araç olarak nasıl kullanılabileceğine dair teorik bilgiler ve pratik beceriler kazandırılacaktır. Film analizlerinin terapötik sürece nasıl dahil edilebileceği, danışanların duygusal dünyalarını keşfetmelerine yardımcı olma, özdeşim kurma ve içgörü sağlama yöntemleri ile danışanların gelişim süreçlerini hızlandırma konularında bilgi sahibi olacaksınız.
Eğitmen Hakkında
Mahir Yeşildal Kimdir?
1980 Diyarbakır doğumlu olan Dr. Yeşildal, Tıp Fakültesi’ni dereceyle bitirdikten sonra Psikiyatri Uzmanlık Eğitimini Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tamamladı. Asistanlığı süresince Cinsel Terapi, Bilişsel-Davranışçı Terapi, Dinamik Psikoterapi, Hipnoterapi ve Rüya ile Terapi konularında eğitim aldı.
Ulusal ve uluslararası kongre ve toplantılarda konuşmacı olarak çeşitli konferanslar verdi. Şizofreni, Anksiyete Bozuklukları, Depresyon, Kişilik Kuramları, Politik Psikiyatri, Sosyal Psikiyatri ve Bağımlılıklar özel ilgi alanlarıdır. Uzun yıllar Üsküdar Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi’nde dersler verdi. Sinema, edebiyat ve müziği psikiyatri ile harmanlama çabası olan Dr. Yeşildal çeşitli üniversite ve kurumlarda defalarca sinema ve terapi konusunda seminer ve eğitimler düzenledi.
Bu Eğitime Kimler Katılabilir?
Psikiyatristler, Psikologlar, Psikolojik Danışmanlar, Psikiyatri Hemşireleri, Sosyal Hizmet Uzmanları ve bu alanlarda yüksek lisans yapmış olanlar ile lisans eğitimi henüz devam edenler bu eğitime katılabilir.
Eğitime Katılanlar Neler Kazanacak?
1.Film İçerikleriyle Terapi Süreci Tasarlama:
Katılımcılar, filmlerdeki karakterlerin yaşadığı duygusal süreçleri analiz etme becerisi kazanacaklar. Bu beceri, terapi seanslarında danışanlarla daha derin bir bağ kurma, onların içsel dünyalarını daha iyi anlamak için kullanılacaktır.
Terapistler, filmleri danışanların kişisel deneyimleriyle ilişkilendirerek, terapötik süreçlere daha etkili bir şekilde entegre edebilecekler.
2.Katarsis Yaratma Becerisi:
Katılımcılar, filmleri kullanarak danışanlarında duygusal katarsis yaratabilme yeteneği kazanacaklar. Film sahneleri ve karakterler üzerinden danışanları travmatik deneyimleriyle yüzleştirerek, onların duygusal arınmalarına ve iyileşmelerine yardımcı olacaklar.
Bu beceri, danışanların daha rahat bir şekilde duygusal rahatlama yaşamasını ve terapötik sürecin hızlanmasını sağlar.
3.Özdeşim Kurma Yöntemleri Geliştirme:
Katılımcılar, filmlerdeki karakterlerle özdeşim kurma süreçlerini terapiye entegre etme konusunda beceri kazanacaklar. Danışanların film karakterleriyle kendilerini özdeşleştirerek, duygusal engelleri aşmalarına yardımcı olabilecekler.
Özdeşim kurma yoluyla, danışanların benzer deneyimleri daha rahat tartışabilmesi sağlanacak, terapistin de danışanın içsel dünyasını anlaması kolaylaşacaktır.
4.İçgörü ve Farkındalık Geliştirme:
Katılımcılar, filmler aracılığıyla danışanlara içgörü kazandırma yeteneği kazanacaklar. Filmlerdeki karakterlerin yaşadıkları duygusal yolculuklar, danışanların kendi hayatlarına dair farkındalık geliştirmelerine yardımcı olacak.
Bu beceri, danışanın bilinçli ve bilinçdışı düşüncelerine dair daha derin bir anlayışa ulaşmasına olanak tanıyacaktır.
5.Empatik İletişim Teknikleri Öğrenme:
Sinema, terapistlerin danışanlarıyla empatik bağ kurmalarını kolaylaştırır. Katılımcılar, film izleme süreçlerinde danışanlarla duygusal olarak nasıl bağlantı kuracaklarını öğrenecekler.
Bu beceri, terapi seanslarında danışanın daha açık ve rahat bir şekilde duygusal paylaşımlarda bulunmasını sağlar.
6.Sembolizm ve Metafor Kullanma Yeteneği:
Katılımcılar, sinemadaki sembolizm ve metaforları terapi sürecine dahil etme yeteneği kazanacaklar. Filmdeki semboller üzerinden danışanların duygusal ve psikolojik süreçlerini anlamlandırmak, terapiyi daha etkili kılacaktır.
Metaforlar ve semboller, danışanın bilinçaltı süreçlerini anlamalarına ve bunları ifade etmelerine olanak tanır.
7.Yaratıcı İfade ve Terapi Yöntemlerini Birleştirme:
Katılımcılar, yaratıcı ifade yöntemlerini (film analizi, hikaye anlatımı) terapi süreçlerine entegre etme konusunda yetkinlik kazanacaklar. Bu beceri, danışanların kendilerini daha rahat ifade etmelerine olanak tanıyacaktır.
Yaratıcı teknikler kullanarak danışanlar, duygusal ve bilişsel engellerini aşacak, terapi süreci daha derinleşecektir.
EĞİTİM İÇERİĞİ
1. Modül: Bir Terapist Bir Filmi Nasıl İzler?
Bu modülde, terapistlerin sinemayı terapötik bir araç olarak nasıl kullanacaklarına dair temel beceriler ele alınacaktır. Bir terapist, film izlerken yalnızca görsel anlatıyı değil, aynı zamanda karakterlerin duygusal süreçlerini, sembolizmleri ve filmdeki temasal unsurları da analiz etmelidir. Terapistin, filmi izlerken objektif bir bakış açısı geliştirmesi, danışanın yaşadığı duygusal durumları anlamasına ve filmdeki içeriklerle bağlantı kurmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, terapistlerin filmleri, danışanların içsel dünyalarına dair içgörüler elde etmek için nasıl kullanabilecekleri üzerine durulacaktır.
2. Modül: Şizoid, Şizotipal ve Paranoid Kişilik Bozukluğu Terapisinde Sinemanın Kullanımı
Şizoid kişilik bozukluğu, genellikle duygusal soğukluk ve yalnızlık eğilimleri ile tanımlanır; şizotipal bozukluk ise gerçeklikten kopma ve tuhaf düşünce yapıları ile dikkat çeker. Paranoid kişilik bozukluğunda ise başkalarına yönelik sürekli şüphe ve güvensizlik ön plandadır. Sinema, bu kişilik bozukluklarıyla mücadele eden bireylerin sosyal etkileşimleri anlamalarına ve duygusal açıdan daha açık hale gelmelerine yardımcı olabilir. Şizoid ve şizotipal kişilikler, filmdeki karakterlerle özdeşim kurarak sosyal bağlarını güçlendirebilirken, paranoid kişilik bozukluğu olan bireyler, filmlerdeki güven, ihanet ve şüphe temalarını analiz ederek kendi güvensizliklerini daha sağlıklı bir biçimde sorgulayabilirler.
3.Modül: Borderline ve Histrionik Kişilik Bozukluğu Terapisinde Sinemanın Kullanımı
Borderline kişilik bozukluğu, duygusal istikrarsızlık, terk edilme korkusu ve kendilik belirsizliği ile karakterizedir; histrionik kişilik bozukluğu ise dramatik ve dikkat çekici davranışlarla tanınır. Sinema, bu kişilik bozuklukları için güçlü bir terapötik araçtır çünkü filmdeki karakterlerin duygusal dalgalanmaları, danışanların kendi duygusal durumlarını yansıtmak ve anlamlandırmak için fırsat yaratır. Borderline kişilik bozukluğu olan bireyler, filmlerdeki terk edilme ve ilişkilerdeki çatışmalarla empati kurarak duygusal denge arayışını derinleştirebilirler. Histrionik kişilik bozukluğu olan danışanlar ise, film karakterlerinin dikkat çekme ve dramatize etme ihtiyaçları üzerinden kendi duygusal ihtiyaçlarını keşfedebilirler.
4.Modül: Antisosyal ve Narsisistik Kişilik Bozukluğu Terapisinde Sinemanın Kullanımı
Antisosyal kişilik bozukluğu, toplumsal normlara karşı duyarsızlık ve empati eksikliği ile belirgindir, narsisistik kişilik bozukluğu ise kendini aşırı bir şekilde idealize etme ve başkalarından onay alma ihtiyacı ile tanınır. Sinema, bu bozuklukların tedavisinde önemli bir araç olabilir, çünkü filmdeki karakterler üzerinden, empati kurma ve başkalarının duygusal dünyasına saygı gösterme gibi kavramlar işlenebilir. Antisosyal kişilik bozukluğu olan bireyler, filmdeki suç ve toplumsal dışlanma temalarını analiz ederek, kendi sosyal sorumluluk duygularını sorgulayabilirler. Narsisistik danışanlar ise, filmdeki karakterlerin kendilik kavramlarını ve başkalarıyla olan ilişkilerini gözlemleyerek, daha sağlıklı bir özsaygı ve toplumsal bağ geliştirme yolunda ilerleyebilirler.
5. Modül: Kaçıngan, Bağımlı ve Obsesif Kişilik Bozukluğu Terapisinde Sinemanın Kullanımı
Kaçıngan kişilik bozukluğu, reddedilme korkusu ve sosyal etkileşimlerden kaçınma ile karakterizedir; bağımlı kişilik bozukluğu ise başkalarına aşırı bağlılık ve kendi kararlarını alma konusunda zorluk yaşama eğilimindedir. Obsesif-kompulsif kişilik bozukluğu ise mükemmeliyetçilik ve kontrol ihtiyacı ile tanımlanır. Sinema, bu kişilik bozuklukları için etkili bir araçtır çünkü filmdeki karakterlerin yaşadığı güven sorunları, bağımlılıklar ve kontrol arayışı gibi temalar, danışanların kendi içsel çatışmalarını görselleştirmelerine olanak tanır. Kaçıngan kişilik bozukluğu olan bireyler, filmdeki terk edilme veya dışlanma temaları üzerinden sosyal kaygılarını keşfedebilirler. Bağımlı kişilik bozukluğu olanlar, karakterlerin bağımlılık ilişkileri üzerinden kendi bağımlılıklarını ve özgüven eksikliklerini inceleyebilirler. Obsesif kişilik bozukluğu olan danışanlar ise, filmdeki mükemmeliyetçilik ve kontrol temaları aracılığıyla, daha esnek ve sağlıklı bir davranış biçimi geliştirebilirler.
Önemli Bilgiler:
- Eğitimden maksimum faydayı sağlamanız için haftalık oturumlara düzenli olarak katılımınız son derece önemlidir.
- Oturumlar esnasında tek başınıza, rahatsız edilmeyeceğiniz bir ortamda olup, kameranız açık bulundurmanız ve mümkünse bilgisayardan bağlanmanız eğitimin verimi açısından önemlidir.
- Oturumlar Zoom platformu üzerinden canlı olarak gerçekleştirilecektir.
- Her oturumun kaydı, oturum sonlandıktan sonra web sitemize yüklenecektir. Oturumların kayıtları tüm eğitimin bitiminden sonraki 30 gün boyunca da eğitimin katılımcıları için erişilebilir olacaktır.
- Eğitmenimizin ve moderatörlerimizin, katılımcılarla iletişim kurabilmesi için bir WhatsApp grubu da kurulacaktır.
- Oturumlara %85 oranında katılım sağlamış katılımcılara Katılım Belgesi verilecektir.